Wikipedia

Arama sonuçları

11 Aralık 2017 Pazartesi

Canım Annem'e

Canım annem;
25 Kasım'da buralardan göçeli tam bir yıl oldu.  Ve sen, bir yıldır gözümde her an akmaya hazır bir damla olarak kaldın aslında, burnumda hiç geçmeyen sızı, boğazımda ölene kadar benimle kalacak düğüm, yüreğimde de asla sönmeden yanan bir ateş olarak yaşamaktasın zaten.

Ve ben ne zaman ki tek başıma kalsam, burnum o sızıdan kırılıyor, gözlerimdeki o damla sele dönüşüyor, boğazımdaki düğüm beni boğuyor, yüreğimdeki ateş de harlanıyor ve senin yokluğunu tepeden tırnağa yeniden hissediyorum. Bu yüzden artık yalnız kalamıyorum.

Acın, söylenenlerin aksine zamanla azalmadı. Böyle, hiçbir şey olmamış gibi yaşadığıma, yeri geldiğinde güldüğüme, hatta geleceğe dair hayaller kurduğuma bakma. Ben vakit gelince sana kavuşacağımı bilerek yaşıyorum annem. Yoksa dayanmak mümkün değil ki yokluğuna. Boşluğun o kadar büyük, o kadar doldurulamaz ki... Ve ben o boşlukta sensizlikten o kadar boğuluyorum ki...

Anlatmak istediğim çok şey var;

sesini özledim meselâ, muhabbetini özledim, kahkahanı, esprilerini, birlikte aynı şeylere gülmeyi, öfkelenmeni... ne bileyim karşılıklı kahve içmeyi, kahve fincanını tutuşunu bile o kadar özledim ki...

Sonra; yemek yaparken seni izlemeyi, beraber iş yapmamızı, alışverişe çıkmamızı, birlikte tv izlemeyi, sinemaya gitmeyi... Bir yere gittiğimde beni sürekli arayıp ne zaman döneceğimi sormanı, telefonumun "Annem" diye çalmasını, mercimekli köfteni, domatesli pilavını, rahat yiyelim diye karpuzu, çekirdeklerini ayıklayarak doğrama inceliğini, uyuduğumda üstümü örtmeni, benim için endişelenmeni...

Meğer hepsi ne kıymetliymiş de bilememişim güzel annem.

Şimdi aynı endişeleri ben de Damla için yaşıyorum. Ben sen oldum sanki, Damla da ben...

Ve evet Damla, çok istediğin ama göremediğin torunun. Şimdi ona hep seni anlatıyorum annem. Tam da senin istediğin gibi bir bebek oldu. Ona her baktığımda diyorum ki "ah anacığım olsaydın da görseydin çıldırırdın herhalde"

Sen hep derdin ya; "Ben hep Aynur'un torunlarını seviyorum, kendi torunlarımı ne zaman seveceğim?" diye, biliyor musun şimdi de teyzem senin torununu seviyor annem, Damla da onu çok seviyor, onların ilişkisi bana da iyi geliyor, sanki sen seviyormuşsun gibi...

Canım annem, bunları anlatıyorum belki özlemim bir nebze de olsa azalır diye, yoksa bizi izlediğini, bizimle olduğunu biliyorum, böyle düşünmesem yaşayamam çünkü.

Neyse, uzun lafın kısası; seni çok özledim güzel annem...

(Amacım 25 Kasım'da bitirmekti ama yazarken her satırında ağlama krizine tutulduğum için bu yazıyı bitirmek bugüne kısmetmiş.  )


16 yorum:

  1. o sızı hiç gitmiyor, senin annen benim babam.söyleyecek o kadar şey var ki, ben söyleyemiyorum ama, Allah yattıkları yerde huzur versin inşallah

    YanıtlaSil
  2. Kaybınız için üzgünüm, anneniz sizi bir yerlerden gururla izliyordur eminim :)

    YanıtlaSil
  3. ağlayarak okudum... allah sabır versin... sana ve evladına uzun ömürler versin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin, teşekkür ederim Kitap Kurdu.

      Sil
  4. Mekanı cennet olsun. Senin ve bebeğinin ömrü uzun olsun inşallah.

    YanıtlaSil
  5. Nur içinde yatsın anneniz...Benim için de babamın eksikliği hiç bitmiyor:(((

    YanıtlaSil
  6. Bütün ölümler erkendir ama sizin anneniz gerçekten erken gitmiş. Mekanı cennet olsun. Sizi çok iyi anlıyorum ama yapacak bir şey yok, emir büyük yerden. Anne baba kaybının tesellisi de yok. Sizi hiç kimse teselli edemez. Kendimden biliyorum. Teselliyi eşinize, çocuğunuza sarılarak bulacaksınız. O yattıkça Allah size ömür versin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef elimizden başka bir şey gelmiyor zaten. Çok teşekkür ederim Rabia hanım.

      Sil