Wikipedia

Arama sonuçları

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Hamilelikte Son Günler (39.hafta)



Acısıyla tatlısıyla bir hamileliğin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Bu, hamileliğe veda postudur diyebilirim. Bütün hazırlıkları tamamladık ve maaile hatta ma-sülâle Damla'yı bekliyoruz. Ama küçük hanım yerinden çok memnun galiba ki gelmek için hiç sinyal çakmıyor bize. Biz de 2 günde bir hastane çantamızla doktora gidip geri dönüyoruz.

O geleceği zamanı biliyordur elbet, mecbur biz de o zamanı bekliyoruz işte. Ben de bu arada geçirmiş olduğum 9 aylık hamilelik maceramı şöyle bir özetleyeyim burada dedim. Hoş, kızımın hareketlerini hissetmek ve toplu taşımada herkesin bana yer vermesi dışında pek özlenilecek tarafı olmasa da yine de ileride geçmişe dönüp baktığımda neler yaşadığımı görmek için buraya da bu süreçle ilgili bir not düşmek istedim.

Efendim, çevremdeki çoğu kişi "ay hamileliği özleyeceksin, kıymetini bil" dese de ben onlarla aynı fikirde bir türlü olamadım bu süreçte. Demin de dediğim gibi bebeğimin hareketlerini hissetmek ve toplu taşımada VIP ayrıcalığı dışında hamileliğin pek de cazip bir tarafı yok bence.

Her şeyden önce hareket kısıtlılığı, insanın her konuda özgüvenini alıp götürüyor, yere düşen bir çorap insanın sinir sistemini altüst edebiliyor, bağcıklı ayakkabılarına özlemle, hasretle bakıyorsun, her geçen gün artan kiloların nedeniyle ne giysersen giy mutlu olamıyorsun, hatta bazen aklından tek başına ıssız bir adaya gidip hiçbir şey giymeden yaşasam gibi istekleri geçerken yakalayıveriyorsun ( ki hamileliğin son haftaları yazın o kavrulan sıcak günlerine denk gelince bence çok normal bir istek bu)

Bu bahsettiklerim, 3.trimester yani hamileliğin sonunda yaşadıklarım ya başında yaşanılanlar aman allahım evlerden ırak, o dönemde oluşan bazı kokulara karşı takıntılarım hâlâ devam etmekte ki ömrümün sonuna kadar da süreceğini düşünüyorum.

"Ay neyse bunları düşünmeyeyim, biraz uzanayım" diyorsun ama ıııh ııh! O da olmuyor, ne sağ tarafında rahat ediyorsun, ne de sol tarafında, yüz üstü ve sırt üstü yatmayı aklının ucundan bile geçirmiyorsun zaten.

Yani, tüm bunları tekrardan yaşamak istemek sanırım delilik olur. Aradan uzun bir zaman geçince sanırım tüm bunlar unutuluyor ve hatırlanan sadece, insanların hamilelere olan ilgisi, hassasiyeti ve bebeğinin tekmeleri oluyor ve  sadece bunlar özleniyor. Aslında biraz daha düşünmeye devam etse çekilen onca eziyet de hatırlanır elbet.

Neyse çok da abartmayayım, öyle yatağa bağımlı zor bir hamilelik geçirmedim çok şükür ama hali hazırda standart hamilelik de çok kolay değil, sadece bunu belirtmek istedim.

Hamilelik boyunca bir diğer sinir bozucu durum da, daha önce tecrübe yaşamışların sana destek oluyorum izlenimi vererek sinirlerini iyice bozması. Amacım onlar gibi yapıp engin tecrübelerimden yararlanılsın diye bir post hazırlamak değil inanın. Her hamilelik kendine özgüdür, örneğin bende koku hassasiyeti oldu diye sende olacak değil hatta belki ikinciye hamile kalsam bende de tekrardan olmayabilir. O yüzden tek bir kişiyi dinlemek yerine açın youtube'u orası derya deniz. Aklınızın takıldığı her şeyi oradaki videolardan bulabilirsiniz, ben öyle yaptım. Çevremdekileri dinliyormuş gibi yapıp yeni anne olmuşların tecrübelerini aktardığı videolara boğdum kendimi. Kendime yakın hissettiklerimin tüm paylaşımlarını izledim.

Hamileliğinin sonlarını yaşayan bir hamiş olarak sizlere çok tavsiyelerde bulunamayacağım ama sadece şunu söyleyebilirim ki bence en önemli ve en değerli bir tavsiyedir bu; çocuk yapmaya karar verince biraz hesap yapın da hamileliğinizin son zamanları yaza denk gelmesin; ben yanıyorum yahu!

Damlam'a bir an evvel kavuşmak dileğimle...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder